Kitap İncelemesi II: Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Klasik Müzik

Özgün Ad: 1001 Classical Recordings You Must Hear Before You Die
Genel Editör: Matthew Rye
Editör: Hilal Doğanay
Sayfa Sayısı: 960
Yayınevi: Caretta
İlk Kez Yayımlandığı Tarih: 2007
GoodReads: 4.09

Oxford ve Birmingham üniversitelerinde eğitim almış Matthew Rye editörlüğünde yayımlanan bu kitap, 900 yılı kapsayan bir seçki sunuyor bizlere. 12. yüzyıldan, 21. yüzyıla değin adını klasik müziğin klasiklerine yazdıran 1001 eseri, kronolojik sırayla okuyoruz 9 ülkeden 35 yazarın kaleminden. Okuduklarımız eserin isimleriyle sınırlı değil. Eserin bestecisi hakkında kısaca bilgiler, eserin bestelendiği dönem hakkında küçükçe notlar ve bununla birlikte eserin canlı performans kayıtlarından öneriler de yazının içeriğini oluşturuyor.

Ölmeden Önce Dinlemeniz Gereken 1001 Klasik Müzik’inbir kerede okunacak bir kitap olmadığını söyleyelim. Çünkü birbirinden farklı 1001 ayrı hikâye, okumanızda akıcılık sağlamayacaktır. Bunun yanı sıra daha önce dinlemediğiniz bir eserle karşılaştığınızda, eseri açıp dinleme gereği hissedebilirsiniz. Dinlediğinizde ise bu sefer de eserin iyi olup olmadığına karar verme sürecine girersiniz. Çoğu kez bir dinleme yetmez kararınızı vermenizde ve tekrar tekrar dinlersiniz. Tüm bu durumları göz önünde bulunduracak olursak, kitabı okuma sürecini uzun vadeye yaymanız gerektiği fikrine varmamız, hiç de sürpriz olmaz.

Peki ya seçilen 1001 klasik müzik, gerçekten de tüm zamanların en iyi 1001 klasik müziği mi? Bu soruya yanıt aramanın bir kazanımı olmasa gerek arayanda. Çünkü bahsini ettiğimiz şey, bizi görecelik kavramına giden yola götürüyor. Göreceliğin olduğu yerde kabul edelim ki herkesçe kabul edilen bir doğru yoktur ve dolayısıyla ihtilaflar olacaktır. Ve bu ihtilaf senaryolarını tahayyül ederken söz konusu alanda biri uzman, diğeri acemi iki bireyi ele almanıza lüzum yok. Uzman iki kişi dahi ortak bir kanıya varamayabilir aynı müzik özelinde. Sonuç olarak seçkinin doğruluğunu sorgulamanın size pozitif bir dönütü olmayacaktır. O halde sadece dinleyin. Keyif almak için dinleyin.

Evet, biraz da yazarlara değinelim. Değinelim, çünkü yazarlar arasında ülkemizden bir isim de var: Ufuk Çakmak… Milliyet gazetesinde opera eleştirileri, Milliyet Sanat dergisinde ise klasik müzik yazıları yazmış Ufuk Çakmak, Boğaziçi Üniversitesi’nde müzik dersleri vermiştir. Öte yandan genel editör Matthew Rye’nin eğitim aldığı üniversitelerden bahsetmiştik. Ancak kendisi hakkında birkaç bilgi daha verelim. 1995’ten bu yana İngiltere’nin köklü gazetelerinden The Daily Telegraph’ta opera ve konser performansları üzerine eleştiriler yazıyor. Uzun yıllar BBC Music Magazine’nin ekibinde yer aldı ve The Strad’da eleştirmenlik yaptı… Yazar sayısının fazla olması nedeniyle, diğer yazarlar hakkında bilgi vermeyeceğim. Ancak buraya tıklayarak isimlerine erişebilirsiniz.

Mozart, Beethoven, Bach, Vivaldi, Handel ve daha birçok önemli bestecinin eserlerinin yer aldığı bu yapıt hakkındaki incelememi, Steven Isserlis’in kitap için yazdığı önsözden bir alıntı yaparak bitiriyorum. Bir başka yazıda görüşmek üzere.

İnsanlar müziğe gereksinim duyar. En içten duygularımızı kelimelerden bile daha güzel ifade eder müzik, hem de evrensel bir dilde.


Notlar:

1. Bu kitaba, Elazığ Fırat Üniversitesi Kütüphanesi’nden 0093250 demirbaş numarası ile ulaşabilirsiniz. Buraya tıklayarak çevrimiçi sorgu yapmanız da mümkün.

2. Listede yer alan 1001 müziğin ismi için buraya tıklayabilirsiniz.

Ömer Faruk Erdoğan

Elazığ Fırat Üniversitesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi, 3. Sınıf − Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı, 1. Sınıf –
Kişisel web sitesi: omerfarukerdogan.com

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir